1990’lardaki ekonomik büyüme, hepimiz için hafızalarımızdan silinmekte olan bir anı. Çalışanlar için rekabetin giderleri artırması ile, bu balon söndü. Silikon Vadisi yatırımları sonrasında örnekleri görülen imza bonusları ve karların şişirilmesi bitti. Şantiyedeki günlük bakıma, bedava öğle yemeklerine, oyun odalarına ve daha fazlasına veda ettik. Yetenek Savaşı’nın yankıları, işsizlik hakkında bir dizi ciddi politik kampanya sloganı ile yer değiştirdi ve Birleşik Devletlerin birçok kısmında potansiyel çalışanlar emre amade emtialar olarak görüldü.
Patronlar işten ayrılan çalışanların yerini hızla doldurabiliyorken, bir koruma programına neden zaman, enerji veya kaynak harcansındı ki?
Asıl Kıtlık Henüz Başlamadı
Birçok sanayileşmiş Batılı ülkede, işgücü yaşlanırken aynı anda daralıyor. Birleşmiş Milletler Nüfus Tabanına göre, kadınların eğitimle ilgili becerileriyle ilişkilendirilen aile boyu çöküşler sonucunda, üst düzey 50 sanayileşmiş ülkenin tümü işgücünde daralmayla karşı karşıyadır. İşgücü Bölümü (LOD) Şirketi RAND tarafından yayınlanan, "İş Yaşamında 21. Yüzyıl: Birleşik Devletlerde İşgücünü ve İşyerini Şekillendiren Güçler adlı bir çalışmaya göre ABD, tamamen kıyılarına vuran göçmen dalgalarından kaynaklanan yüzde 1’lik bir büyümeyi ancak sağlayabilmektedir. 1980’lerde, bu rakam yüzde 2,6'ydı, DOL'in çalışmasına göre. Araştırmacıların görebildiği kadarıyla, işgücü büyümesi bu yeni ve düşük seviyede kalmaya devam edecek.
Çok az yeni çalışan olacak ve işgücü genelde yaşlanarak sonuçta artan şekilde kadınlardan oluşacak. DOL’e göre, 2008 itibariyle, beyazların işgücündeki oranı yüzde 71'e düşecek ve daha yaşlı ve daha fazla sayıda kadından oluşuyor olacak. İşyeri değişimi, kullanılabilir işgücünün bir gerçeği haline gelecek.
Mevcut ortamda ihtiyaçlarımızı karşılayacak yeterli çalışan varken, şu bir gerçek ki ekonomik iyi zamanlar ülkenin gereken işgücünü sağlamasını zorlayacak. Ek olarak, teknolojideki ilerlemeler ve artan küreselleşme işyerinin yüzünü oldukça değiştirmekte. Diğer bir deyişle, gerçek Yetenek Savaşı daha yeni başlıyor ve çok uzun bir süre bizimle olacak.
Bundan emin olalım. Amerikan işgücü, yeni girdiler (göçmenler) hariç, daralmaya başlamıştır. Bunun anlamı, herhangi bir büyümenin, yetenek spektrumunun en düşük seviyesinde meydana gelecek olmasıdır. Mevcut durumda bile (DOL’e göre, yüzde 5,6 işsizlik), yetersizlikler kritik alanları vurmakta – hemşirelik ve güvenlik. Ekonomi büyümeye başladıkça, kalifiye çalışanlar için rekabet hızlanacak.
Politik söylem tersini iddia etse de, artık değişim için hazırlanmanın zamanı geldi. Bir işveren olarak, Yetenek Savaşı’nın ön cephesinde çalışanların elde tutulabilmesi bulunuyor. RAND çalışması, karlar, iş düzenlemeleri ve teknolojide hızla standart halini alacak olan değişimi açıklamaktadır, bunlar:
- Çok daha hareketli bir işgücü ve karların önemini arttıran ve kar paketlerini daha fazla kişiselleştiren standart dışı istihdam ilişkileridir. İşgücü, yaş, cinsiyet ve etnisite bakımından giderek daha dengeli bir dağılım arzederken, kar planlarını, tazminatları ve iş düzenlemelerini bu yeni gerçekleri yansıtacak biçimde değiştirmek için talepler olabilir.
- İş gücü büyüme hızı düşük olduğundan, daralan işgücü işverenleri ihtiyaç duyulan çalışanları bulmak ve tutmak çabası ile ailelere, yaşlı çalışanlara ve engelli çalışanlara yer vermek konusunda cesaretlendirebilir. Teknolojik avantajlar bunu mümkün kılabilir. Veriler daha yüksek hızda transfer edildiğinden, daha fazla sayıda çalışan, telekomünikasyon ve esnek planlama gibi standart dışı iş düzenlemelerine katılabilecektir.
- “Alternatif işyeri düzenlemeleri gelecekte iş ve aile zorunluluklarını dengelemek isteyen çalışanlara ve engelliler ve yaşlı insanlar gibi çalışan gruplarına kısmen çekici gelebilir,” diyor RAND ekonomisti ve bu çalışmanın yazarlarından biri olan Constantijn (Stan) Panis. “Daha çekici iş düzenlemeleri, yansıtılandan daha hızlı bir işgücü büyümesine imkan tanıyabilir.”
Yaştaki tahmin edilebilir değişimler ve işgücünün bileşimi işyeri hakkındaki fikirlerimizi değişime uğratacak. En değerli yardımcılarımızı muhafaza edebilmek için, iş düzenlemelerinde, karlarda ve işin tasarımında artan şekilde esnekliği değerlendirmemiz gerekiyor. Koruma politikasına odaklanmak 21. yüzyılda en basit rekabet uygulamasıdır.