Monster Katılımcı Yazarı Mine Kılıç,
Telekomünikasyon sektörü tüm dünyada ve Türkiye’de büyük bir hızla büyüyor. Geleceğin en parlak sektörü olarak değerlendirilen sektörün dünyadaki büyüklüğü 1.3 trilyon dolar, Türkiye’de ise 20 milyarı aşıyor. Türkiye’de son yıllarda sektörün rekabete açılması büyümede etkili oldu.
Araştırmalar, Türkiye mobil iletişim pazarının 2012’ye kadar Avrupa pazarından daha hızlı büyüyerek, yüzde 21’lik artışla 10.5 milyar dolara yükseleceğini gösteriyor. 2009’da küresel krize rağmen Türkiye’nin üç GSM operatörü Turkcell, Vodafone ve Avea’nın yapacağı toplam 3 milyar 300 milyon dolarlık yatırım sektörü daha da hareketlendirecek.
Büyük bir hızla gelişen teknoloji hayatımızın her alanını önemli ölçüde etkiliyor. Ses, görüntü ve veri aktarımının gerçekleştirildiği sektör olarak tanımlanabilen “telekomünikasyon” uluslararası alanda teknolojik gelişmelerden en fazla etkilenen sektörler arasında yer alıyor. Telekomünikasyon sektöründeki gelişmeler ve internetin yaygınlaşması dünyadaki sınırları kaldırıyor. Ülkeler telekomünikasyon yapılarını güçlendirerek birbirleriyle rekabet ediyor.
Telekomünikasyon sektörü dünyada ve ülkemizde geleceğin en parlak sektörü olarak değerlendiriliyor. Sektördeki hızlı gelişmenin temelinde, kamunun tekelinde olan sektörün rekabete açılması yatıyor. Sektöre yeni oyuncuların girmesi, rekabeti arttırıyor ve yeni teknolojilerin hızla yayılmasını sağlıyor. Bugün telekomünikasyon sektörünün dünyadaki büyüklüğü yaklaşık 1.3 trilyon dolar. 2008 yılı itibarıyla sektörün ülkemizdeki büyüklüğüyse 20 milyar doları aşıyor.
Sektörün geçmişi 1840’lara dayanıyor
Türkiye’de telekomünikasyon sektörünün tarihi Osmanlı döneminde 1840’ta Sultan Abdülmecit tarafından “Postahane-i Amirane”nin kurulmasıyla başladı. 1855’te Telgraf Nezareti’nin kurulmasından sonra, 1871’de Posta ve Telgraf Nezaretleri birleştirilerek, Posta ve Telgraf Nezareti’ne dönüştürüldü. Türkiye’de ilk telefon sistemi İstanbul’da, 1911’de American Western Electric şirketine tanınan 30 yıllık bir imtiyaz karşılığında, bu şirket adına faaliyet göstermek amacıyla oluşturulan Dersaadet Telefon Anonim Şirketi tarafından kuruldu. Birinci Dünya Savaşı sırasında devlet tarafından el konulan şirket, 1935’e kadar İstanbul ve civarında telefon hizmetlerini sağlamaya devam etti, 1936’da satın alındı. Posta, Telgraf ve Telefon İdaresi (PTT) 1936’da kuruldu ve ülke çapında telekomünikasyon hizmetlerini sağlamakla görevlendirildi. PTT İdaresi, 1939’da Ulaştırma Bakanlığı’na bağlandı, 1953’de iktisadi devlet teşekkülü olarak yeniden yapılandırıldı. 1980’li yıllardan itibaren yapılan yatırımlarla telekomünikasyon sektöründe gelişmeler yaşandı. 1994’te telekomünikasyon hizmetleri PTT’den ayrıldı ve Türk Telekomünikasyon A.Ş. ile dinamik bir yapıya kavuştu.
Sektörün lideri Türk Telekom
Türk Telekom, Türkiye’nin telekom altyapısını kuran, işleten ve 21 milyonu aşkın otomatik santral kapasitesiyle telekomünikasyon sektörünün öncüsü konumunda. Telefon abone sayısı itibarıyla dünya ülkeleri arasında 13. sırada yer alıyor. Sabit, mobil ve internet hizmetlerini bir arada sunan Türk Telekom, 1994’te Türkiye’yi GSM (Küresel Mobil İletişim) teknolojisiyle tanıştırdı. 2005’te gerçekleştirilen özelleştirmeyle Türk Telekom’un yüzde 55 oranındaki hissesi Oger Telekom tarafından satın alındı. Şirketin yüzde 30 hissesi ise Türkiye Hazine Müsteşarlığı’na ait. Geriye kalan yüzde 15’lik hissesi de halka arz edildi. TTNET, Argela, Innova, Sebit A.Ş. ve AssisTT şirketlerinin yüzde 99.9’una sahip olan Türk Telekom, aynı zamanda Türkiye’deki üç GSM operatöründen biri olan Avea’nın da hisselerinin yüzde 81’ine sahip.
Mobil iletişim pazarı büyüyor
Telekomünikasyon sektörünün en önemli hizmet alanlarından birisi mobil iletişim. Dünyada cep telefonuyla ilk görüşme 1983’te gerçekleştirildi. Cep telefonu teknoloji meraklılarının yoğun ilgisiyle hızla yayıldı ve her kesimden insan cep telefonundan yararlanmaya başladı. Bugün mobil iletişim sektörü yılda ortalama yüzde 10 büyüyor. 2010’da dünyanın mobil şebekeler tarafından kapsanma alanının yüzde 90’ı geçeceği tahmin ediliyor.
31 Aralık 2008 itibarıyla Türkiye’de toplam 65 milyon mobil hat bulunuyor ve mobil hat penetrasyon oranı yaklaşık yüzde 92. Türkiye’de mobil iletişim pazarı 8.7 milyar dolarlık büyüklüğe sahip. 2008’i yüzde 20 büyümeyle kapatan sektörün, gayrisafi milli hasıla içindeki payı yüzde 5 civarında. Türkiye’de mobil iletişim alanında üç operatör hizmet veriyor: Turkcell, Vodafone ve Avea. Turkcell 37 milyon abone sayısıyla birinci sırada. Turkcell’i 16.7 milyon abone sayısıyla Vodafone ve 12.2 milyon abone sayısıyla Avea takip ediyor.
GSM’in lideri Turkcell
Türkiye’de GSM temelli mobil iletişim 1994’te Turkcell’in hizmete girmesiyle başladı. Turkcell, 1998’de Ulaştırma Bakanlığı’yla 25 yıllık GSM lisans anlaşması imzaladı. Kurulduğu günden bu yana 31 Aralık 2008 itibarıyla, lisans bedeli hariç olmak üzere Türkiye’de 7.7 milyar dolar yatırım yapan Turkcell, Türkiye’nin lider GSM operatörü. Aynı zamanda Avrupa’nın da abone bazında en büyük üç GSM operatöründen biri olma özelliğine sahip.
Turkcell, 31 Aralık 2008 itibarıyla Türkiye’de toplam nüfusun yüzde 98.78’ini, nüfusu 2 bin ve üzerinde olan yerleşim merkezlerinin tamamını ve nüfusu bin ve üzerinde olan 4 bin 966 yerleşim merkezinin yüzde 99.8’ini kapsıyor. Türkiye geneline yayılan 15 bin 100 baz istasyonuyla, abonelerine Türkiye’nin her yerinden ve dünyanın dört bir yanından mobil iletişim hizmetlerine erişim olanağı sunuyor. Turkcell’in yurt dışında da yatırımları bulunuyor. Azerbaycan, Kazakistan, Gürcistan ve Moldova’daki iştirakleri 31 Aralık 2008 itibarıyla 12.8 milyon aboneye, Kuzey Kıbrıs’taki iştiraki 300 bin aboneye ulaştı.
Vodafone nüfusun yüzde 96.6’sını kapsıyor
Bugün mobil iletişim sektörünün ikinci şirketi konumundaki Vodafone, 1994’te Telsim isimli şirketle hizmet vermeye başladı. Telsim, 1998’de 25 yıl süreli GSM işletme lisansı almaya hak kazandı. Telsim’e Şubat 2004’te Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu (TMSF) tarafından el konuldu. Telsim, Ağustos 2005’te TMSF tarafından satışa çıkartıldı ve 13 Aralık 2005’te düzenlenen ihaleyi 4.55 milyar dolarla en yüksek teklifi veren Vodafone kazandı.
24 Mayıs 2006’da Vodafone Telekomünikasyon A.Ş. ticari unvanıyla Vodafone Grubu bünyesine dahil oldu. İngiltere’de kurulan ilk GSM operatörü olarak 1985’te İngiltere’nin ilk mobil görüşmesini yapan Vodafone, beş kıtada, 27 ülkede faaliyet yürüten, 289 milyon müşterisi ve 40’tan fazla şebeke ortaklığı bulunan dünyanın en büyük mobil iletişim şirketi. Vodafone Türkiye’de 11 bin baz istasyonuyla nüfusun yüzde 96.6’sını kapsıyor.
Avea 189 ülkede serbest dolaşıma sahip
Avea, Aria ve Aycell markalarının birleşmesiyle 2004’te kuruldu. Aria, İtalya kökenli TIM (Telecom Italia Mobile) şirketi ve Türkiye İş Bankası’nın işbirliğiyle ilk GSM 1800 projesinin hayata geçirilmesi amacıyla kuruldu. Aria’nın yüzde 51’i Türkiye İş Bankası’na, yüzde 49’u TIM’e aitti. Avea, Türk Telekom’un 2001’de kurduğu Aycell Haberleşme ve Pazarlama Hizmetleri A.Ş.’nin, İş Bankası Grubu ve TİM ortaklığıyla kurulan İş-TİM ile birleşmesi sonucu kuruldu.
Birleşmeden sonra Aria ve Aycell markalarının faaliyet gösterdiği kısa bir dönem yaşandı. 23 Haziran 2004 itibarıyla birleşmeden doğan sinerjinin ifade edildiği Avea markası, bu iki markayı temsilen piyasaya sunuldu. 2006’da, Türk Telekom, Avea’nın yüzde 40.6 hissesini satın alarak Avea’daki hisse oranını yüzde 81.13’e çıkardı. Avea’nın geri kalan yüzde 18.87 hissesi Türkiye İş Bankası’na ait. Avea, Türkiye nüfusunun yüzde 95.3’üne hizmet veriyor. Avea’nın 189 ülkede 516 operatörle serbest dolaşım anlaşması bulunuyor.
GSM abonelerinin yüzde 37’si Marmara’da
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) 2008 verilerine göre, Türkiye’deki GSM abonesi sayısı toplam 65 milyon 824 bin 110. Marmara Bölgesi 24 milyon 810 bin aboneyle Türkiye’deki toplam GSM abonesinin yüzde 37’sine sahip. İç Anadolu Bölgesi 10 milyon 445 bin 20 abone sayısıyla ikinci sırada yer alırken, Ege Bölgesi 8 milyon 538 bin 400 aboneyle üçüncü, Akdeniz Bölgesi 8 milyon 39 bin 278 aboneyle dördüncü, 6 milyon 86 bin 604 aboneyle Karadeniz Bölgesi beşinci ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi 4 milyon 884 bin 686 abone sayısıyla altıncı sırada yer alıyor. Doğu Anadolu Bölgesi ise 3 milyon 829 bin 312 abone sayısıyla en az GSM abonesine sahip bölge.
Türkiye GSM pazarı Avrupa’dan hızlı büyüyecek
Ovum isimli yabancı araştırma şirketinin GSM sektörüyle ilgili yaptığı araştırma sonuçlarına göre, dünya mobil pazarında hat sayısı 2012’ye kadar yüzde 30 artarak yaklaşık 5 milyar adede çıkacak. Türkiye’de ise mobil iletişim pazarı Avrupa’nın iki katı büyüyerek yüzde 24 artışla 85.3 milyon hat sayısına ulaşacak. 2012’de hat sayımızın nüfusa oranı yüzde 114 olacak. Türkiye bu rakamla dünyada en fazla mobil telefon olan 15 ülke arasında yer alacak.
Dünya mobil pazarı 2012’ye kadar 162 milyar dolar büyürken bu rakamın 24 milyar dolarlık kısmı Avrupa, 1.8 milyar dolarlık bölümü de Türkiye kaynaklı olacak. Dünya mobil pazarının değer olarak 2012’ye kadar yüzde 19’lük büyümeyle 1 trilyon 19 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor. Araştırma sonuçları Türkiye mobil pazarının 2012’ye kadar Avrupa pazarından daha hızlı büyüyerek yüzde 21’lik artışla 10.5 milyar dolara yükseleceğini gösteriyor.
Mobil iletişim yeni teknolojilerle gelişiyor
Mobil iletişim sektörü yeni uygulamalarla hareketleniyor. 2008’de numara taşınabilirliği uygulamasının başlamasıyla birlikte sektörde rekabet arttı. Numara taşınabilirliği, cep telefonu kullanıcılarının mevcut numaralarını aynen koruyarak hizmet aldıkları operatörü değiştirmelerini içeriyor. Turkcell 2008’de yeni tarifeler sayesinde 1.6 milyon yeni abone elde ederken, Avea ise 2.3 milyon yeni abone kazandı. Vodafone ise son çeyrekte 600 bin abone kaybederken, 200 bin yeni abone elde etti. Mobil iletişimde bir diğer yenilik 2009’da uygulanmaya başlanacak olan üçüncü nesil (3G) teknolojisi. 3G teknolojisinde, her bir arama küçük veri paketlerine bölünüyor. Bu paketlerin her biri, hangi aramaya ait olduğunun işaretini taşıyor. Böylece 3G network’lerinin resim ve video gibi büyük dosyaları daha hızlı şekilde aktarması mümkün hale geliyor.
2008’de gerçekleştirilen 3G ihalesinde Turkcell A tipi, Vodafone B tipi ve Avea C tipi lisans hakkı kazandı. 3G teknolojisinde frekansın yüksek olması, uzaklığa bağlı hız düşüşünü azaltıyor. Buna göre Turkcell’in sahip olduğu A tipi lisans, daha yüksek frekansa sahip olduğu için daha hızlı hizmet verecek. 3G teknolojisinin uygulanmasına bu yılın yaz aylarında başlanacak. 3G teknolojisi, Avrupa’ya beş yıl önce geldi. Ancak Uzakdoğu’dan gelen ucuz cihazların artması ve altyapının ucuzlamasıyla yeni yaygınlaşmaya başladı. Bu nedenle Türkiye’nin 3G ile tanışmakta gecikmesine rağmen bir şey kaybetmediği düşünülüyor.
Sektör 2009’dan umutlu
Küresel kriz tüm dünyada etkisini sürdürürken GSM pazarı yeni yatırımlarla hareketlenecek. Bu yıl GSM operatörleri tarafından sektöre toplam 3 milyar 300 milyon dolarlık yatırım yapılması bekleniyor. Turkcell 1.6 milyar dolar yatırım yapacağını ve bin kişiye istihdam sağlayacağını açıkladı. Vodafone 1.3 milyar TL, Avea ise yaklaşık 400 milyon dolar yatırım yapacağını bildirdi.
17.8 milyon sabit telefon hattı abonesi var
Türkiye’de sabit telefon hattının sahibi Türk Telekom’un, Mayıs 2008 itibarıyla 17.8 milyon sabit hat abonesi bulunuyor. 2008 yılının üçüncü çeyreğinde Türkiye’de sabit telefon penetrasyon oranı yüzde 25 olarak gerçekleşti. Türkiye nüfusunun önemli bir bölümü sabit hat hizmetinden yararlanıyor. Telekomünikasyon Kurumu 2007 yılsonu verilerine göre, sabit telefon hattı trafiğinin; yüzde 85.7’sini şehir içi ve şehirlerarası telefon görüşmeleri, yüzde 1.5’ini uluslararası telefon görüşmeleri, yüzde 9.6’sını GSM ve yüzde 3.2’sini çevirmeli internet bağlantısı oluşturuyor.
Uzak mesafe telefon hizmeti yayılıyor
Türk Telekom’daki özelleştirme sürecinin bir parçası olarak 2004’te uzak mesafe telefon hizmeti (UMTH) rekabete açıldı. Özel kuruluşlar bu tarihten itibaren Telekomünikasyon Kurumu’ndan UMTH lisansını alarak hizmet vermeye başladı. Kuruluşlara, Türk Telekom tarafından A Tipi, B Tipi ve C Tipi Uzak Mesafe Telefon İşletmecisi olarak üç farklı kategoride 15 yıl süreyle yetki verildi. A tipi işletmeciler her şehre ve her ülkeye erişim sağlamakla yükümlü, B ve C tipi işletmecilerde bu zorunluluk bulunmuyor. UMTH A tipi lisansı alan kuruluşlar arasında: Koç.net, Sabancı Telekom, Borusan Telekom, Doğan Telekom, Millenicom, TurkNet İletişim ve Superonline Telekom yer alıyor. B tipi lisans alan kuruluşlar arasında: Mor-Tel Telekom, DorukNet ve Net İletişim; C tipi lisans alan kuruluşlar arasında: İKON İletişim, İşNet İletişim, Interkom ve Kom-Tel Telekom bulunuyor.
A ve B tipi lisans sahibi kurumlar Telekomünikasyon Kurumu tarafından verilen dört haneli numaralara sahip. Kullanıcılar dört haneli numaraları çevirecekleri telefon numarasının başına ekleyerek hizmet alabiliyorlar. Hizmetin faturası Türk Telekom tarafından kullanıcıya ulaştırılıyor. Bu uygulamayla telefon faturaları yarı yarıya ucuzladı. 2009 yılı içinde UMTH gibi şehir içi telefon hizmetleri de rekabete açılacak. UMTH hizmeti veren şirketlerin şehir içi telefon hizmetlerinde de yetkilendirileceği tahmin ediliyor.
Telekomünikasyon Kurumu’nun verilerine göre UMTH işletmecilerinin yurtdışına giden telefon trafiğinde (Türkiye’den yurtdışına giden çağrılar) pazar payı 2005’te yüzde 7’iken, 2007’de yüzde 22’ye ulaştı. Şehirlerarası telefon trafiğinde 2005’te pazar payı yüzde 6, 2007’de yüzde 8 olarak gerçekleşti. UMTH işletmecilerinin Türk Telekom’dan en fazla pazar payı aldıkları alan uluslararası gelen telefon trafiği (yurtdışından Türkiye’ye gelen çağrılar). UMTH işletmecileri uluslararası gelen telefon trafiğinin 2005’te yaklaşık yüzde 40’ını taşırken, 2007’de bu oran yüzde 63’e ulaştı. 2007 yılsonu verilerine göre UMTH işletmecilerinin kurumsal abone sayısı 338 bin 792 iken, bireysel abone sayısı 2 milyon 362 bin 10’a ulaştı.
Alternatif operatörlerin payı artacak
Türkiye telekomünikasyon pazarında hakim operatör olan Türk Telekom’un payı yüzde 94, alternatif operatörlerin payıysa yüzde 6. 2004’te alternatif operatörlere açılan şehirlerarası ve uluslararası görüşmelerin oluşturduğu pazarın büyüklüğü yaklaşık 400 milyon dolar. Türkiye’de şehir içi telefon görüşmelerinin rekabete açılmasıyla birlikte 2010’da pazarın büyüklüğünün 2 milyar dolara ulaşacağı, alternatif operatörlerin pazar payının yüzde 25’e çıkacağı öngörülüyor. Telekomünikasyon sektörünün Türkiye’den daha önce serbestleştiği Avrupa ülkelerinde alternatif operatörlerin pazar payları yüzde 45-50 seviyesine ulaştı.
1 milyonun üzerinde Kablolu TV abonesi var
Telekomünikasyon sektörünün önemli teknolojilerinden birisi olan Kablolu TV, Türkiye’de 1991’de o dönemin telekomünikasyon işletmecisi olan PTT tarafından kuruldu. Kablolu TV ilk olarak 40 analog (çatı antenleriyle alınan sinyallerin görüntü ve sese dönüştürüldüğü yayın türü) kanal kapasitesiyle 9 ilde hizmet vermeye başladı. 1996’dan sonra Kablolu TV altyapısına 12 yeni il eklendi ve 95 analog yayın kapasitesiyle hizmet vermeye başladı. 2005’te Kablolu TV altyapısı ve bu altyapı üzerinden yürütülen hizmetler Türksat Uydu Haberleşme TV ve İşletme A.Ş.’ye devredildi. Kablolu TV şu anda Adana, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa, Denizli, Edirne, Eskişehir, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Konya, Manisa, Mersin, Samsun, Tekirdağ, Yalova ve Zonguldak dahil toplam 21 ilde hizmet veriyor. Türkiye’de dört büyük Kablolu TV operatörü bulunuyor: Topaz, Ultra Kablo, İnteraktif ve Kablonet. Telekomünikasyon Kurumu’nun Şubat 2008’de açıkladığı “Türkiye Telekomünikasyon Sektöründeki Gelişmeler ve Eğilimler Raporu”na göre Türkiye’de Kablolu TV abonesi sayısı 1 milyon 132 bin 462.
Kablolu TV, dijital veya analog yayın yapan çok sayıda yerli ve yabancı televizyon ve radyo kanalını, interaktif sistemleri tek bir merkezde toplayarak fiber optik kablo şebekeleri üzerinden yüksek görüntü ve ses kalitesinde evlere getiren çok kanallı bir TV sistemi olarak tanımlanıyor. Dünyadaki pek çok televizyon kanalı, yayınlarını uzaydaki iletişim uydularına gönderiyor. Kablo TV sistemleri bu yayınları dev boyutlardaki özel çanak antenlerini kullanarak alıyor ve Kontrol ve Modülasyon Merkezi’ne iletiyor. Yayınlar evlere kaliteli bir görüntü ve ses ulaştırmak için fiber optik kablolar ve güçlendirici amfiler aracılığıyla ulaştırılıyor. Görüntü, şehirleri, semtleri ve sokakları bir ağ gibi saran sistemler aracılığıyla evlere ulaştırılıyor.
Dijital yayın başladı
Bugüne kadar TV kanalları Türksat uydularından sayısal olarak alınıp analoga çevriliyor ve 21 ildeki şebekelere analog olarak dağıtılıyordu. Ancak 2009 itibarıyla Türksat, Kablolu TV altyapısıyla dijital yayına başladı. Aslında Türkiye’de dijital televizyon yayını denemelerine 2006’da başlandı. 2014’e kadar Türkiye’nin yüzde 95’inde dijital yayınların izleneceği öngörülüyor. Analog yayınların kapatılması için ek bir süre verilecek ve 2015’ten itibaren analog yayınlar tamamen kaldırılacak. Televizyon, yaklaşık 50 yıldır tüm dünyada analog izleniyor. Dijital karasal yayınlar Avrupa’da 1998’den itibaren yaygınlaşmaya başladı. ABD ise Türkiye gibi 2009 itibarıyla dijital yayına geçti. ABD Federal İletişim Komisyonu’nun raporuna göre, ABD’de yayın yapan aktif bin 798 televizyon kanalından bin 794’ü 2009’un Şubat ayından itibaren dijital yayına başladı.
Türkiye’de 2009’un Şubat ayından itibaren, Kablo TV altyapısı bulunan 21 ildeki tüm aboneler HD (High Definition / yüksek çözünürlüklü görüntü kalitesi) formatında dijital yayın alabiliyor. HD yayına geçişle birlikte, Türksat kablo platformu üzerinden yayın yapan kanal sayısı iki kat artarak 113’e çıktı. Bu kanalların izlenebilmesi için Set Top Box (Set Üstü Kutusu) adı verilen özel cihazların kullanılması gerekiyor. Dijital yayına geçilmesiyle birlikte izleyiciler daha kaliteli, net görüntü ve ses hizmeti alıyor. Analog yayında bir kanaldan bir TV program yayını yapılabilirken, dijital yayın bir kanaldan en az dört en fazla altı TV program yayını yapılmasına imkan veriyor. Bu sayede frekansların daha etkin ve verimli kullanılması sağlanıyor. Uydu üzerinden yapılan dijital yayın, izleyicilere yüksek kalitede görüntü ve ses hizmeti sunuyor. Karasal yayınların izlenemediği bölgelerde de izleyiciler dijital yayınları kolaylıkla izleyebiliyor ve böylece çanak anten kullanılmasına gerek kalmıyor.
Dijital yayın platformları
Türkiye’nin iki dijital yayın platformu bulunuyor. Bunlardan ilki olan DIGITURK, 2000’de faaliyete başladı. Bugün kanal sayısı 170’i geçen DIGITURK, televizyon kanalı, radyo ve dijital müzik kanalını, çok net görüntü ve CD kalitesinde ses yayınıyla izleyici ve dinleyicilerine ulaştırıyor. DIGITURK’ün Türkiye’nin her köşesinde, Kıbrıs, Avrupa ve hatta ABD’de 2 milyon üyesi bulunuyor. İzleyicilere HD teknolojisini sunan DIGITURK, yerli ve yabancı kanallardan sinema kanallarına, spordan müziğe, belgeselden çocuk kanallarına kadar çeşitli kanallar sunuyor. 2007’de faaliyete geçen D-Smart da Türkiye’nin ikinci dijital platformu. 100’den fazla kanal alternatifi sunan D-Smart, uyduda var olan kanalları otomatik olarak sıralanmış biçimde sunuyor. Ayrıca D-Smart’ın kendi kanalları da bulunuyor. 1 milyona yakın abonesi bulunan D-Smart, geçen yıl yüksek çözünürlüklü HD televizyon yayını dönemine geçti.
Türkiye’de 16 milyon internet kullanıcısı var
Çağımızın en önemli telekomünikasyon araçlarından birisi olan internet, tüm dünyada hızla yayılmaya devam ediyor. İnternet ölçüm şirketi comScore’un verilerine göre dünya üzerindeki toplam internet kullanıcı sayısı 2008 aralık ayı itibarıyla 1 milyarı geçti. Türkiye’de internet kullanıcı sayısıysa 16 milyon. Bu sayıyla Türkiye Hollanda’dan sonra 16. sırada yer alıyor. Dünyada bilgisayar kullanma oranı yüzde 16.2. İnternet erişimi olan ülkeler arasında 179 milyon kullanıcıyla Çin birinci sırada, ABD 163 milyon kullanıcıyla ikinci sırada yer alıyor. Japonya, Almanya ve İngiltere ilk beşte yer alan diğer ülkeler. Dünya genelinde internette en çok ziyaret edilen siteler arasında yüzde 77’lik payla Google listenin en başından yer alıyor. İkinci olan Microsoft ise yüzde 64.2’lik bir paya sahip. Diğer siteler de şöyle sıralanıyor: Yahoo yüzde 55.8, AOL yüzde 27.1 ve Wikipedia da dahil olmak üzere tüm Wikimedia siteleri yüzde 27.1.
En pahalı internet Türkiye’de
Türkiye, OECD raporuna göre aynı hızda internet sunan ülkeler arasında en pahalı hizmeti veren ülke. Rapora göre veri indirme hızı Türkiye’de 1.39 megabit saniye (mbit/s - saniyede 1 milyon bite eşit bir veri aktarma birimi) iken, OECD ülkelerinin ortalaması 13.7 mbit/s. Türkiye’deki internet kullanıcıları her mbit/s için aylık 15.75 dolar öderken, Japonya’da bu rakam 0.1 dolar, Kore’de 0.37 dolar, Yunanistan’da 1.41 dolar ve ABD’de ise 2.83 dolar. Bu fiyatlar, Türkiye’nin OECD ülkeleri arasında en sonlarda yer aldığını gösteriyor.
Türkiye’de internet 16 yaşında
Dünyada internetin başlangıcı 1969’a dayanıyor. 1969’da ABD Savunma Bakanlığı’nda iki bilgisayarın birbirine bağlanarak şebeke oluşturuldu ve bu şebekeye ARPANET ismi verildi. Kısa süre içinde bütün merkezlerdeki bilgisayarlar ARPANET’e bağlandı. İlk internet omurga ağının oluşturulması ise 1986’da Ulusal Bilim Vakfı tarafından gerçekleştirildi. İnternetin halka açılmasıysa 1990’da gerçekleşti. İnternetin Türkiye’ye gelmesi ise 1993’ü buldu. İnternet teknolojisi Türkiye’ye ilk olarak, 1987’de Ege Üniversitesi’nin öncülüğünde kurulan Türkiye Üniversite ve Araştırma Kurumları Ağı ile geldi. 12 Nisan 1993’te de Ankara-Washington arasında kiralık hatla kurulan bağlantıyla Türkiye internetle tanıştı. Aynı yıl ODTÜ ve Bilkent üniversiteleri ilk Türk web sitelerini yayına açtı. 1994’te de kurumlara ve şirketlere internet hesapları verilmeye başlandı.
Türk Telekom başlangıçta Türkiye’de internet erişim hizmeti vermeye yetkili tek kuruluştu. İştiraki TTNET aracılığıyla bu hizmeti veriyordu. Ancak 1 Temmuz 2005’ten itibaren erişim ve ara bağlantıyla ilgili düzenlemenin uygulanmaya başlamasıyla, Türk Telekom altyapısını ücret karşılığında diğer servis sağlayıcılara kullandırmaya başladı. Bu düzenleme diğer internet servisi sağlayıcılarına, Türk Telekom ağlarını kullanarak ADSL (Asimetrik Sayısal Abone Hattı) hizmeti sunma imkanını sağladı. Superonline, Türksat, Koç.net ve Doruk.net internet servis sağlayıcı olarak hizmet veren şirketler arasında yer alıyor.
5 milyondan fazla ADSL abonesi var
ADSL, mevcut telefonlar için kullanılan bakır teller üzerinden yüksek hızlı veri, ses ve görüntü iletişimini aynı anda sağlayabilen bir modem teknolojisi. Geniş bant erişimi sağladığından dünyada internet kullanıcıları tarafından yaygın olarak kullanılıyor. ADSL’de telefon hattı üzerinde kapasiteyi daha verimli kullanmak amacıyla sayısal kodlama teknikleri kullanılır. ADSL ile yüksek hızda kesintisiz internet erişimi hizmeti sunuluyor. Kullanıcılar aynı telefon hattı üzerinden aynı anda telefonla konuşma imkanına sahip oluyorlar. Türk Telekom’un yaptığı yatırımlar ADSL hizmetlerinin yaygınlaşmasını ve internet kullanımının artmasını sağladı. 2007 yılı sonu rakamlarına göre Türkiye’de ADSL abonesi sayısı 5 milyonu aştı. Telekomünikasyon Kurumu’nun 2007 verilerine göre TTNet’in ADSL internet erişimi pazarındaki payı yüzde 95.7. Diğer işletmecilerin pazar payıysa yüzde 4.3. Ülkemizde geniş bant internet erişimi için kullanılan ADSL’de asgari hız 512 mbit/s, kablo internette ise asgari hız 128 mbit/s düzeyinde.
Kablosuz internet yayılıyor
İnternet erişimindeki önemli teknolojilerden bir diğeri olan WiFi (kablosuz internet hizmeti) teknolojisi. Dünyanın en büyük bilgisayar çipi üreticisi Intel’le işbirliği yapan Türk Telekom, 2005’in ilk yarısında Türkiye çapında kamuya açık 400 noktadan kablosuz internet hizmeti vermeye başladı. TTNET bu ağı giderek genişletiyor. TTNET WiFi ile Türkiye’nin 81 ilinde havaalanlarından otellere, alışveriş merkezlerinden restoranlara kadar 3 bin servis noktasından taşınabilir bilgisayarlar ya da WiFi uyumlu cep telefonları üzerinden internete bağlanma hizmeti veriyor. Kablosuz ağlar ve genişbant internet erişimi konusunda ürün ve çözümler geliştiren Türk Telekom’un tedarikçilerinden AirTies şirketinin kullanıcı sayısı 2 milyonu aştı.
Kablosuz internet erişiminde dünyanın en hızlı erişim olanağını sağlayan Wimax teknolojisi, Türkiye için yeni olan, ancak 120 ülkede kullanılan bir teknoloji. İnternete maksimum hızda erişim, mobil erişimde veri kaybının önlenmesi, daha ucuz telefon görüşmesi ve video konferans gibi ayrıcalıklarıyla Wimax’ın çok yakında tüm dünyanın ve Türkiye’nin kablosuz erişim tercihi olacağı söyleniyor. OECD tarafından hazırlanan ve geçen yıl açıklanan “İnternete Erişimde Gelişmeler İçin Küresel Fırsatlar” başlıklı rapor, kablosuz internet hizmetinin artacağını gösteriyor. Rapora göre bazı gelişmekte olan ülkelerde kablosuz ağ bağlantı sayısı kablolu bağlantıları geçti. Bu artış bazı ülkelerde yüzde 20’den fazla.
Sayılarla telekomünikasyon
- Sektörün dünyadaki büyüklüğü 1.3 trilyon dolar, Türkiye’de ise 20 milyarı aşıyor.
- Türkiye’de 65 milyon mobil hat bulunuyor.
- Mobil iletişim pazarı 8.7 milyar dolarlık büyüklüğe sahip.
- Türkiye’deki GSM abonesi sayısı toplam 65 milyon 824 bin 110.
- Türk Telekom’un sabit hat abone sayısı 17.8 milyon.
- Sektörde Türk Telekom’un payı yüzde 94, alternatif operatörlerin payı yüzde 6.
- Dünyada 1 milyardan fazla, Türkiye’de 16 milyon internet kullanıcısı var.